Herkese merhaba 🙂

1960 yılında, Manisa ilinde doğdum. Hem anne hem baba tarafının zeytin tarımı ile uğraştığı Yörük bir aileden geliyorum. Zeytinyağından sabun yapımıyla küçük yaşlarımda, annem ve babaannem sayesinde tanıştım. Babaannemin sabun yapmasını dört gözle bekleyen müşterileri olurdu. Senede bir defa ürettikleri sabunun haberini duyan insanlar soluğu hemen evimizde alırdı. İçeriğin büyük kazanlarda kaynatılıp tahta kalıplara dökülerek kurutulmasını, eşit ölçülerde kesilip satışa hazır hale getirilmesini her defasında keyifle izleyip, şevkle öğrenmeye çalışırdım.

Zeytin bahçelerimizde yağ ve zeytin işleme faaliyetine her türden kimyasala uzak kalarak devam etmekteyiz. Doğayı dinlemeyi yaşam tarzı haline getiren, kendi ürettiklerini tüketen ve sevdikleriyle paylaşan, doğayı ve doğanın bize verdiklerini tutkuyla karşılayan bir ailenin parçası olmaktan her daim gurur duydum. Bu tutkuyu kendimce yaşatmaya çalıştığım içinse çok mutluyum.

Yetiştirildiğim ortam ve birlikte büyüdüğüm değerlerin katkısıyla, geleceğim için hayalini kurduğum meslek daima organizmayla, doğayla, araştırmakla, keşfetmekle ilgili oldu. Doğaya ve yaşam hakkına inanan biri olarak Ankara Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’ne ilk tercihim olarak girdim. Mezuniyetimin ardından 1987 yılında medikal sektöründe iş hayatıma başladım. Aynı sektörde, 2002 yılından beri kendi işimi yaparak devam etmekteyim.

Medikal sektördeki deneyimlerim biyoloji bilimiyle birleşince doğaya ve doğallığa olan tutkum beni organik ürünler geliştirmeye yöneltti. Ekip arkadaşlarımla yaptığımız araştırmalar sonucunda, sentetik kimyasallar içermeyen zeytinyağı sabunlarının iş etiğimize çok uygun olduğunu ve bizi epey heyecanlandırdığını fark ettik. Kendimize sorduğumuz sorular “Bu sabunların faydasını nasıl artırabiliriz?” ve “Piyasadaki sabunlardan nasıl farklılaşabiliriz?” oldu. Sorularımıza 2013-2014 yılları arasında TUBİTAK/AR-GE projesi ile yanıt bulduk ve geleneksel yöntem ile teknolojinin birleşiminden yepyeni, fonksiyonel sabunlar meydana getirdik. Bu teknolojiyle birlikte, bilinen sabunun çok ötesinde, zararlı madde içermeyen ve faydanın maksimize edildiği ürünler elde etmeye başladık.

Bize kalırsa insanın iç ve dış olmak üzere iki tür güzelliğe ihtiyacı var. Bizler bu ihtiyacı, doğal güzelliğin hevesli takipçileri, kalitenin katı savunucuları ve farklılık peşinde olan yenilikçiler olarak BIOSOAPY ile günbegün doyurmaya devam ediyoruz.

Ürünlerimizi beğenerek kullananlara sonsuz şükranlarımızı sunarız.

Saygılarımla,

Biyolog

Şadiye Çetin